Evrim nedir?

Basamak basamak ortaya çıkan biçim değiştirmesine denir. Bütün canlı varlıkların biçim değiştirmesi, bilimin evrim görüşüyle incelenir. Yeryüzü geçmişten günümüze çevresel değişimler geçirmektedir. Bu çevresel değişimler pek çok canlı türünde de zamanla değişimlere neden olmuştur. Canlıların başlangıçtaki durumlarından günümüze kadar geçirdiği değişimlerin tümü evrim olarak tanımlanır. Evrim ile ilgili yapılan kapsamlı çalışmalar 18. yüzyılda başlamıştır. Bu döneme kadar doğabilimciler yerkürenin yaşının genç olduğunu ve türlerin değişmediğini düşünmüşlerdir. Bu yıllarda jeoloji bilimindeki önemli ilerlemeler sayesinde tortul kayaçların tabakalar halinde yerleştiği belirlenmiştir.

Bu kayaçların içinde bulunan fosillerin incelenmeye başlanması ile de paleontoloji bilimi adı verilen yeni bir bilim dalı ortaya çıkmıştır.Paleontolojik çalışmalar sonucunda bu tabakalar arasında birbirinden farklı fosiller bulunduğu ve tabakaların yaşı arttıkça burada bulunan fosillerin günümüzdeki canlılara daha az benzediği bazı türlerin de yok olduğu gözlenmiştir. Örneğin dinozorlar yeryüzünde yaklaşık 215 milyon yıl önce ortaya çıkmıştır. Bu canlıların yaklaşık 65 milyon yıl önce soyu tükenmiştir. Yine bugünkü fillerin atası olan mamutlar ise yaklaşık 32-33 milyon yıl önce yaşamış, 10 bin yıl önce de soyu tükenmiştir.

Dinozor ve mamutlar hakkında sahip olduğumuz bilgiler fosil kayıtlardan sağlanmıştır. Evrimaraştırmaları yapan bilim insanlarına göre canlılarda küçük değişimlerin oluşması asırlarca sürebilir, bu da insan hayatı için oldukça uzun bir süredir. Bu nedenle bir türün geçirdiği evrimsel sürecin belirlenmesi, türler arası benzerliklerin gözlenmesine ve bu türe benzerlik gösteren fosillerin incelenmesine dayanır. Evrim ikiye ayrılır:

Organik Evrim: Hayvan ve bitkilerin devamlı ve sistemli bir şekilde daha önceki hallerini bırakıp biçim değiştirmeleridir.

İnorganik Evrim: Fiziksel çevrenin şekil almamış maddelerden meydana gelişidir.

Evrim konusuyla ilk uğraşanlar, eski Yunan yazarlarından Thabes, Empedokles, Demokritos, Aristoteles'tir. Daha sonra Francis Bacon, Descartes, Leibniz, Kant gibi filozoflar yeni teoriler ileri sürdüler. Erasmus Darwin ve Goethe de evrimciler safında yer almışlardır. Evrim teorilerini düzene koyup bilimsel tarifini, açıklanmasını yapan, Erasmus Darwin'in oğlu Charles Darwin'dir. İlim adamlarına göre evrim tamamlanmamıştır ve daha da devam edecektir.

Yaklaşık 32-33 milyon yıl önce Avrupa'da ve Asya'da yaşamış, 10 bin yıl önce soyu tükenmiş mamudun (Mammuthus primigenius) Kanada'daki bir müzede sergilenen iskeleti ve maketi

18. yüzyıldan sonraki dönemlerde bilim insanları türlerin değişebileceği fikrini savunmuşlardır. Bu konuda çalışma yapan pek çok bilim insanı vardır. Ancak günümüzde de adından en çok söz edilen, evrim ile ilgili gözlemler yapan ve bunları bir kitap olarak yayımlayan ilk araştırmacılar Lamarck ve Darwin'dir. Evrim ile ilgili Lamarck ve Darwin'in görüşleri mevcuttur.

Kralın botanikçisi

Lamarck, boş zamanlarında bitkiler konusunda eğitim aldı, çok başarılı oldu ve 1781’de Fransa Kralının Botanikçisi oldu. Fransız Devrimi’nden 10 yıl sonra Paris’te yeni Doğa Tarih Müzesi’ne Profesör olarak seçildi, orada dersler verdi, gösteriler hazırlayıp sergiler düzenledi. Fosillerle modern hayvan biçimleri arasındaki farklar dikkatini çekince Lamarck , bitki ve hayvan türlerinin aynı kalmadığı kuşaktan kuşağa değişikliğe uğraması gerektiği yargısına vardı. Dünya’nın yüzeyinin uzun yıllar içinde değişikliğe uğradığını ortaya koyan bilimsel kanıtlardı.

Lamarck, çevreyle başa çıkabilmek için hayvanların özelliklerinde yaşamları boyunca bazı değişiklikler olabildiğini, sonra da bu değişikliklerin, o hayvanların döllerine geçtiğini ileri sürdü. Örneğin, bir zürafanın boynunun, ağaç yapraklarına uzanmasının sonucu olarak, yaşamı boyunca uzayabileceğini ve değişikliğin bir sonraki kuşağa geçeceğini savundu. Ancak bu gün bu kuramın doğru olmadığı düşünülmektedir.

Güney Amerika seferi

Charles Darwin, Shrewsbury’ de okudu. Aslında papazlık eğitimi aldı. Ama bu alanda çalışmak onu mutlu etmedi. Bitki bilim ve böcek bilime büyük bir ilgi duydu. Yetenekleri “John Henslow” adlı bir bitkibilim profesörünün dikkatini çekti.1831’de, Henslow Güney Amerika’ya araştırma gezisine çıkan bir keşif heyetinde ona doğabilimci olarak bir yer buldu. Darwin, yola çıkmadan önce büyük yerbilimci Caharles Lyell’ın çalışmalarını okudu. Lyell’ın kitapları onun üzerinde büyük bir iz bıraktı; bu kitaplar daha sonra çalışmalarını da etkiledi.

evrim

Darwin’in buluşları

Brezilya, Arjantin, Şili, Peru ve Pasifik Okyanusu’ nda ekvator açıklarındaki Galapagos adalarına uğradı. Kayalık 10 adadan oluşan bu adaların her birinde farklı bir vahşi yaşam varlığını sürdürüyordu. Darwin, yol boyunca bitki, kuş ve hayvan örneklerinin dışında kaya ve fosillerin de bulunduğu büyük bir koleksiyon oluşturdu. Ayrıca, yolculuk sırasında gördüğü her şeyle ilgili ayrıntılı notlar tuttu. Sonra topladığı bu malzemeyi, özellikle de Galapagos Adaları’ nda yaptığı gözlemleri, evrim kuramının biçimlendirirken kullandı. Sefer heyeti, 1836 yılının Ekim ayında İngiltere’ye döndü. Darwin, bunu izleyen 20 yılı bulgularını kaleme almakla geçirdi. 1858' de, benzer düşüncelere sahip Alfred Wallace’in yazdığı bir kitabın ilk müsveddeleri eline ulaştı. Düşüncelerini birlikte geliştirdiler , fakat bu işte Darwin’in rolünün Wallace’ın kinden daha büyük olduğu anlaşılmıştır.

Darwin 1859' da, evrimle ilgili kuramlarını ortaya koyduğu Türlerin Kökeni adlı kitabını yayımladı. Kitap kısa sürede başarı kazandı. Fakat yeryüzündeki yaşamın başlangıcı ile ilgili geleneksel inançlara meydan okuduğu için büyük bir gürültü de kopardı. Kitapta yer alan devrimci düşüncelerinden biri, canlı olan her şeyin milyonlarca yıllık bir zaman dilimi içinde evrime uğradığı düşüncesiydi. Bu, dünyanın altı günde yaratıldığı ve o zamandan beri değişmeden kaldığını ileri süren dinsel öğretiyi kabul etmemek demekti. Bugün çoğu bilim adamı biyolojik değişmeyi açıklamak için değişik ölçülerde Darwinci kuramda yararlanmaktadır. Fakat buna rağmen kuramda bir takım değişikler yapılmaya da devam edilmektedir. Ancak, dinsel gerekçelerle Darwin’in düşüncelerine bugün de karşı çıkan kimi insanlar yok değildir.

Doğal Seçilim

Darwin; canlı varlıkların yiyecek ve barınak için birbirleriyle yarışmak zorunda olduklarını gördü. Her türün içinde, kimi bireylerin rastgele bir biçimde özelliklere sahip olarak doğduklarını fark etti. Ona göre, böyle bireylerin soyundan gelenler, zaman içinde genelleşen bu özellikleri kalıtım yoluyla alır. Türün söz konusu yararlı özelliğe sahip olmayan bireylerinin yok olup gitmeleri daha olasıdır. Böylece kuşaklar geçtikçe türün tamamı çevreye uyum sağlar. Doğal seçilim denen bu süreç, gümüş renkli benekli gece kelebeklerinin 19. yüzyılda ortaya çıkan çevresel değişime uyum sağlayış biçimlerinde izlenmektedir.

Başlangıçta gümüş renkli benekli gece kelebekleri, renklerinden dolayı parlak ağaç gövdelerine uyum sağlamış durumdaydılar. Fakat kirlilik yüzünden ağaçlar kararınca, görülmeleri kolaylaştı ve kuşlara av olma olasılıkları arttı. Daha koyu renkli bireylerin kuşlar tarafından görülme olasılığı düşüktü; bu nedenle onlar daha kolay hayatta kalabildiler. Bu, daha koyu rengi döllerine aktardılar ve sonunda türün tamamının rengi koyulaştı.

Sözlükte "evrim" ne demek?

1. Zaman içinde doğal olarak, kendiliğinden evre evre gelişme, dönüşme, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci.
2. Bir canlıyı ötekilerden ayırt eden biçimsel ve yapısal karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir dizi değişme, tekamül.

Evrim kelimesinin ingilizcesi

n. evolution

Dış bağlantılar

Lamarck'ın evrim ile ilgili görüşleri

Darwin'in evrim ile ilgili görüşleri

Evrim nedir? (Felsefe)

Yavaş yavaş, nicelik değişimi. Gelişme sürecinin bir uğrağı. Bu uğrak mutlaklaştırılırsa, gelişmenin diyalektiğe aykırı bir şekilde kavranmasına yol açılır.

Evrim kavramı, çoğunlukla gelişme/gelişim kavramıyla anlamda kullanılır oysa bu yetersiz ve tam olmayan bir kullanmadır, yanlış anlamalara yol açabilir. Devrim.